E120 nedir ?

Defne

Yeni Üye
Ve gıda etiketleri de bunu güzel biçimde ortaya çıkarır.

E120 Helal mi? Burada Neden Tek Cümle Yetmiyor?

E120 konusunda sıkça sorulan sorulardan biri de helallik meselesidir.

Burada tek bir cümleyle “kesin helaldir” veya “kesin haramdır” demek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Çünkü dini değerlendirmelerde kullanılan kaynak, üretim süreci, ilgili kurumların görüşleri ve mezhepsel yaklaşımlar gibi unsurlar önem taşıyabilir.

Özellikle bu konuda hassasiyet gösteren bir tüketicinin, güvenilir helal sertifikasyon kuruluşlarının değerlendirmelerine ve ürünün güncel sertifikasına bakması daha sağlıklı olur.

Bir ürünün ambalajında “doğal renk” yazması da tek başına yeterli değildir. Önemli olan renklendiricinin hangi kaynaktan elde edildiği ve ilgili standartlara göre nasıl değerlendirildiğidir.

Bu nedenle E120 konusunda dini hassasiyetiniz varsa, yalnızca sosyal medyada dolaşan “E kodları listelerine” güvenmek yerine güvenilir ve güncel kaynakları kontrol etmek daha doğru olur.

“Doğal” Demek Her Zaman “Bitkisel” Demek Değil

Bence E120'nin tüketici açısından en öğretici taraflarından biri de bu.

Günümüzde “doğal” kelimesi pazarlama açısından oldukça güçlü.

Doğal renk.

Doğal aroma.

Doğal içerik.

Kulağa güzel geliyor.

Ama “doğal” kelimesi ile “bitkisel” kelimesi aynı anlama gelmiyor.

E120 bunun çok güzel bir örneği. Kaynağı doğal olabilir ama bitkisel değildir.

Bu ayrımı bilmek, etiket okuma alışkanlığını ciddi biçimde geliştiriyor.

Örneğin vegan bir tüketici “yapay renklendirici yok” ifadesini gördüğünde otomatik olarak ürünün vegan olduğunu düşünmemeli. Çünkü doğal kaynaklı hayvansal renklendiriciler de bulunabilir.

Yani bazen ürün etiketleri bize şunu hatırlatıyor:

Doğal ≠ bitkisel ≠ vegan.

Üç kelime, üç farklı kavram.

E120 Yerine Ne Kullanılabilir?

Gıda sektöründe kırmızı renk elde etmek için tek seçenek E120 değil.

Ürünün yapısına ve istenen renge bağlı olarak pancar kaynaklı pigmentler, antosiyaninler veya farklı bitkisel kaynaklı renklendiriciler kullanılabilir.

Örneğin pancardan elde edilen betanin, kırmızı-mor tonlar sağlayabilen bitkisel kaynaklı bir pigmenttir.

Fakat burada da “Bitkisel olan her zaman daha iyi” gibi başka bir genellemeye düşmemek gerekiyor.

Çünkü bir renklendiricinin uygunluğu; ürünün pH değeri, sıcaklık, ışık, raf ömrü ve üretim koşulları gibi birçok faktöre bağlıdır.

Gıda teknolojisinde işin perde arkasında ciddi bir mühendislik var.

Biz markette kırmızı bir şeker görüyoruz.

Gıda teknolojisi uzmanı ise muhtemelen aynı şekere bakıp “Bu pigmentin stabilitesi hangi pH aralığında?” diye düşünüyor.

İşte herkes aynı şekere bakıyor ama farklı hikâyeler görüyor.

E120 Hakkında En Büyük Yanılgılar

E120 konusunda internette birkaç uç yaklaşım görülebiliyor.

Birinci yaklaşım:

“Böcekten elde ediliyor, o halde kesinlikle sağlıksız.”

Bu bilimsel açıdan otomatik olarak doğru değil.

İkinci yaklaşım:

“E120 onaylıysa herkes gönül rahatlığıyla sınırsız tüketebilir.”

Bu da doğru değil. Onay, katkı maddesinin sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmez.

Üçüncü yaklaşım:

“Doğalsa kesinlikle iyidir.”

Bu da fazla romantik.

Doğada bulunan her şey insan tüketimi için güvenli değildir.

Dördüncü yaklaşım:

“E120 sadece kırmızı şekerlemelerde bulunur.”

Hayır. Kozmetiklerden farklı gıda ürünlerine kadar kullanım alanı olabilir.

Bu nedenle konuya korkuyla değil etiket okuma alışkanlığı ve güvenilir bilgiyle yaklaşmak en doğrusu.

Etiket Okurken Küçük Bir Strateji

Market alışverişinde her ürünün bütün kimyasını araştırmak elbette mümkün değil. Alışveriş sepetiyle laboratuvar arasında mekik dokumaya gerek yok.

Ama belirli bir katkı maddesinden kaçınmak istiyorsanız küçük bir sistem işe yarıyor:

Önce ürünün içerik listesini bulun.

Sonra “E120”, “karmin”, “cochineal”, “carminic acid” gibi ifadeleri kontrol edin.

Vegan veya vejetaryen besleniyorsanız yalnızca “E120” koduna değil, ürünün genel içerik ve sertifikasyon bilgilerine de bakın.

Alerjiniz veya özel bir hassasiyetiniz varsa yalnızca pazarlama ifadelerine değil, tam içerik listesine güvenin.

Ve mümkünse güncel üretici bilgilerini kontrol edin. Formülasyonlar zaman içinde değişebilir.

Bir ürünün geçen yıl E120 içermemesi, bugün de içermediği anlamına gelmeyebilir.

Asıl İlginç Soru: Neden Renk Bu Kadar Önemli?

Burada konuyu biraz daha genişletmek istiyorum.

Bir yiyeceğin tadını gerçekten sadece dilimiz mi belirliyor?

Aslında hayır.

Renk, koku, doku ve hatta beklentilerimiz yeme deneyimini etkileyebiliyor.

Çilek aromalı bir ürünün kırmızı olması, zihnimizde “çilek” algısını güçlendirebilir.

Kırmızı bir içecek bize farklı, renksiz bir içecek bize farklı bir beklenti yaratabilir.

Dolayısıyla E120 sadece “ürünü kırmızı yapan madde” değil. Aynı zamanda gıda endüstrisinin görsel iletişim araçlarından biri.

Belki de burada kendimize şu soruyu sormalıyız:

Bir yiyeceğin rengi bize gerçekten ne söylüyor, neyi sadece varsaydırıyor?

Bir ürünün daha kırmızı olması onu daha lezzetli yapar mı?

Daha doğal gösterir mi?

Daha kaliteli hissettirir mi?

Yoksa beynimiz sadece renk konusunda çok kolay kandırılabilen bir tüketici mi?

Muhtemelen biraz hepsi.

Sonuç: E120'yi Görünce Panik Yok, Bilinç Var

E120, koşnil böceklerinden elde edilen ve özellikle kırmızı tonlar oluşturmak amacıyla kullanılan bir renklendiricidir. Gıda ve kozmetik ürünlerinde karşımıza çıkabilir. Veganlar açısından uygun değildir ve bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabileceği bildirilmiştir. Kullanımı ise mevzuat ve belirlenmiş koşullar çerçevesinde değerlendirilir.

Bence E120'nin asıl öğretici tarafı, bize tek bir katkı maddesinden çok daha fazlasını göstermesi.

Bir ürünün etiketini okumak sadece “Bu sağlıklı mı?” sorusunu sormak değildir.

Aynı zamanda:

“Bu madde nereden geliyor?”

“Benim etik değerlerime uygun mu?”

“Hayvansal kaynaklı mı?”

“Vegan mı?”

“Benim özel hassasiyetlerim açısından önemli mi?”

“Üretici bunu neden kullanmış?”

gibi sorular sormaktır.

Ve belki de bilinçli tüketici olmak, her E kodunu görünce korkmak değil; E kodunun ne anlama geldiğini öğrenip kendi kararını verebilmek demektir.

Çünkü markette bazen en masum görünen kırmızı şekerin arkasında küçük bir böceğin, yüzyıllara uzanan bir üretim geleneğinin ve modern gıda teknolojisinin ortak hikâyesi çıkabiliyor.

Bir dahaki sefere etiketin üzerinde E120 gördüğünüzde paniğe kapılmadan önce bir saniye durun.

“Bu nedir?” diye sorun.

İşte tüketici bilinci tam olarak o soruyla başlıyor.
 
Üst