Birinci Yeniciler kimlerdir ?

Cevap

Yeni Üye
[color=]Birinci Yeniciler Kimlerdir? Türk Şiirinde Sade Bir Devrimin Hikâyesi[/color]

Türk edebiyatında bazı hareketler vardır ki ortaya çıktıkları dönemde büyük tartışmalar yaratır, sonrasında ise o kadar doğal kabul edilirler ki bir zamanlar ne kadar sarsıcı oldukları unutulur. Birinci Yeni hareketi, daha çok bilinen adıyla Garip Akımı, tam da böyle bir edebî dönüşümün merkezinde yer alır. Bugün günlük konuşma diline yakın şiirler okumak bize son derece olağan gelebilir. Ancak 1940’lı yıllarda şiirin yüksek sesle konuşması, ağır imgeler kullanması ve belirli kalıplara bağlı kalması beklenirken bir grup genç şair çıkıp “Şiir biraz da sokakta yürüsün” dediğinde ortalık epey karışmıştı.

Birinci Yeniciler denildiğinde akla gelen üç isim vardır: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu. Bu üç şair, Türk şiirinde alışılmış kuralları sorgulayarak yeni bir anlayış ortaya koymuş ve edebiyat tarihinde kalıcı bir yer edinmiştir.

[color=]Garip Akımının Ortaya Çıkışı[/color]

1941 yılında yayımlanan "Garip" adlı şiir kitabı yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda bir bildiri niteliğindeydi. Kitabın ön sözünde yer alan görüşler, dönemin şiir anlayışına açık bir meydan okumaydı. Şiirin yalnızca seçkinlere hitap eden bir sanat olmadığı, sıradan insanın yaşamının da şiire konu olabileceği savunuluyordu.

Aslında mesele yalnızca vezin veya kafiye değildi. Birinci Yeniciler, şiirin merkezine insanı koymak istiyordu. Üstelik bu insan, saraylarda dolaşan romantik kahramanlardan ya da ulaşılması güç ideal figürlerden oluşmuyordu. Otobüse yetişmeye çalışan memur, mahallede gezen çocuk, işten dönen vatandaş da şiirin konusu olabilirdi.

Bugün kulağa oldukça normal gelen bu yaklaşım, o yıllarda bazı edebiyat çevrelerinde adeta küçük çaplı bir deprem etkisi yaratmıştı. Çünkü şiirden beklenen şey ile Garipçilerin sunduğu şiir arasında ciddi bir fark vardı.

[color=]Orhan Veli Kanık: Sıradan İnsanların Şairi[/color]

Birinci Yeni hareketinin en tanınan ismi kuşkusuz Orhan Veli Kanık'tır. Onun şiirlerinde gündelik hayat bütün sadeliğiyle karşımıza çıkar. Sokaklar, vapurlar, kahveler, işçiler, memurlar ve küçük mutluluklar şiirin merkezindedir.

Orhan Veli’nin başarısı yalnızca dili sadeleştirmesinde değil, bu sadeliğin içine güçlü bir gözlem yeteneği yerleştirmesinde yatar. Şiirlerinde zaman zaman ince bir mizah da görülür. Ancak bu mizah hiçbir zaman gösterişli değildir; hayatın içinden gelir.

Onun şiirlerini okurken bazen eski bir İstanbul sokağında yürüyormuş hissine kapılırsınız. Bir köşeden simitçi geçer, diğer tarafta vapur düdüğü duyulur. Büyük olaylar yaşanmaz ama hayat bütün canlılığıyla akmaya devam eder.

Belki de bu yüzden Orhan Veli, yalnızca bir şair değil, aynı zamanda dönemin gündelik hayatının dikkatli bir tanığı olarak görülür.

[color=]Melih Cevdet Anday: Düşünceyle Şiiri Buluşturan İsim[/color]

Melih Cevdet Anday, Garip hareketinin önemli temsilcilerinden biridir. İlk dönem şiirlerinde Birinci Yeni anlayışına bağlı kalırken ilerleyen yıllarda daha felsefi ve düşünsel bir şiire yönelmiştir.

Onun eserlerinde insan, toplum ve varoluş üzerine sorgulamalar dikkat çeker. Ancak Garip dönemindeki şiirlerinde de sadelik ve günlük yaşam önemli yer tutar.

Anday’ın şiirlerinde bazen sessiz ama etkili bir düşünce akışı hissedilir. Bir arkadaş sohbetinde herkes konuşurken köşede sakin sakin oturan ve tam zamanı geldiğinde en dikkat çekici cümleyi kuran kişi vardır ya, Melih Cevdet’in şiirleri biraz o etkiyi bırakır.

Bu yönüyle Garip hareketine yalnızca yenilikçi bir enerji değil, aynı zamanda düşünsel derinlik de kazandırmıştır.

[color=]Oktay Rifat: Şiirin Oyunbaz ve Yaratıcı Yüzü[/color]

Birinci Yeni denildiğinde üçüncü büyük isim Oktay Rifat'tır. Şiirlerinde günlük hayatın ayrıntıları, sıradan insanların dünyası ve canlı bir anlatım dikkat çeker.

Oktay Rifat, dilin olanaklarını yaratıcı biçimde kullanan bir şairdir. Garip anlayışına bağlı kalmakla birlikte kendine özgü bir ses geliştirmeyi de başarmıştır.

Onun şiirlerinde zaman zaman beklenmedik çağrışımlar ve sürprizli anlatımlar görülür. Bu durum şiirlere canlılık kazandırır. Okuyucu bazen bir satırda gülümser, bir sonraki satırda düşünmeye başlar.

Bu özellikleri sayesinde Garip hareketinin yalnızca kuralları yıkan değil, aynı zamanda yeni yollar açan isimlerinden biri olmuştur.

[color=]Birinci Yeni'nin Temel Özellikleri[/color]

Birinci Yeni hareketinin en belirgin özelliklerinden biri ölçü ve uyağa karşı mesafeli duruşudur. Şairler, şiirin belirli kalıplara bağlı kalmasının gerekli olmadığını savunmuştur.

Bunun yanında günlük konuşma dili tercih edilmiştir. Ağır ve süslü ifadeler yerine sade, anlaşılır bir Türkçe kullanılmıştır.

Şiirin konusu da değişmiştir. Eskiden şiirde sıkça görülen kahramanlıklar, büyük aşklar veya idealize edilmiş karakterler yerine sıradan insanların yaşamları öne çıkmıştır.

Mizah, ironi ve gözlem de Garip şiirinin önemli unsurları arasında yer alır. Ancak burada amaç okuyucuyu yalnızca güldürmek değildir. Hayatın içindeki küçük çelişkileri göstermek de hedeflenir.

[color=]Neden Bu Kadar Tartışıldılar?[/color]

Edebiyat tarihinde yeniliklerin çoğu başlangıçta dirençle karşılaşır. Birinci Yeniciler de bundan nasibini almıştır.

Bazı eleştirmenler onların şiirlerini fazla basit bulmuştur. Hatta kimi zaman "Bu da şiir mi?" sorusu yüksek sesle dile getirilmiştir. Fakat zaman ilerledikçe Garip hareketinin yalnızca biçimsel bir değişiklik değil, şiire yeni bir bakış açısı getirdiği anlaşılmıştır.

İşin ilginç yanı, bir dönem şiiri fazla sadeleştirmekle eleştirilen bu şairlerin eserleri bugün edebiyat derslerinde incelenmekte ve Türk şiirinin temel taşları arasında gösterilmektedir. Tarihin edebiyatçılara yaptığı küçük şakalardan biri de budur. Bir zamanlar yadırganan fikirler, yıllar sonra klasikleşebilir.

[color=]Türk Edebiyatına Bıraktıkları Miras[/color]

Birinci Yeni hareketi yalnızca kendi dönemini etkilemekle kalmamış, sonraki kuşaklar üzerinde de önemli izler bırakmıştır. Şiirin halkla daha yakın bir ilişki kurabileceğini göstermiş, gündelik hayatın estetik bir değere sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Daha sonra ortaya çıkan farklı şiir anlayışları, Garip hareketine katılsa da katılmasa da onun açtığı yolu dikkate almak zorunda kalmıştır. Çünkü Birinci Yeniciler, şiirin ne olabileceğine dair soruları yeniden gündeme taşımıştır.

Bugün Türk şiirine baktığımızda birçok farklı ses duyarız. Kimi geleneksel çizgide ilerler, kimi modern anlatımları tercih eder. Ancak bu çeşitliliğin oluşmasında Garip hareketinin açtığı alanın önemli bir payı vardır.

[color=]Sonuç[/color]

Birinci Yeniciler; Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu’dan oluşan, Türk şiirinin yönünü değiştiren güçlü bir edebî topluluktur. Şiiri gündelik hayata yaklaştırmış, sıradan insanın hikâyesini edebiyatın merkezine taşımış ve kalıplaşmış anlayışları sorgulamıştır.

Aradan geçen onca yıla rağmen onların şiirleri hâlâ okunuyorsa bunun nedeni yalnızca tarihî önemleri değildir. İnsan hayatına dikkatle bakmaları, küçük ayrıntıları yakalamaları ve bunu sade bir dille anlatmalarıdır. Bazen büyük değişimler gürültüyle değil, sokakta yürüyen sıradan bir insanın sesini şiire taşıyan birkaç cesur kalemle başlar. Birinci Yeni hareketinin hikâyesi de biraz böyle bir hikâyedir.
 
Üst